Türkiye Distribütörlüklerimiz
Ürün Broşürlerimiz



DUYURULAR

15-19 Nisan 2009
25.Ulusal Klinik Nörofizyoloji Kongresi

Beynin Gücü 15-19 Nisan tarihleri arasında düzenlenmekte olan 25.Türkiye Klinik Nörofizyoloji EEG-EMG Kongresi'nde Mitsar ve Thought Technology ürünlerinyle sizlerle bir araya gelecektir.

05-08 Mart 2009 EXPOMED Fuarı


Beynin Gücü 05-08 Mart tarihleri arasında düzenlenmekte olan EXPOMED fuarında 4.Salonda Mitsar ürünlerini tanıttı.

23-26 Ekim 2008 MEDİST Fuarı



Beynin Gücü 23-26 Ekim tarihleri arasında düzenlenmekte olan MEDİST fuarında 8.Hallde sizlerle bir araya geldi.

Neurofeedback ( EEG Biofeedback ) Nedir ?

Neurofeedback tekniğinin temelinde kişiye – çocuk,genç,erişkin- sözlü olarak zihin oyunları oynamaları söylenir. Kişi ,kafasına, saçlı deriye yerleştirilen elektrotlar vasıtasıyla bilgisayar cihazına bağlıdır.Kişi, hangi beyin dalgası aktivitesinin geribildiriminin yapıldığını bilgisayar monitöründen görebilir.Kişi, konsantre olup beta dalgaları ürettiği için ödüllendirilir.Betasını ne kadar çok arttırırsa ödülü de çoğalır.Bu ödül nasıl oluyor.Beta dalgalarını arttırırken belli bir eşiğin üzerine çıkması gerekiyor.Bunu da çocuklar oyunlar vasıtasıyla yapıyorlar . Örnek : Oyunlarımızdan biri olan uçağı, belirlediğimiz eşik çizgisinin üstünde tutmaya çalışıyorlar.Çizginin üstünde tutmayı başardıkları sürece hem betaları artıyor hem de bilgisayar onlara bayrak kazandırıyor.Çizginin üzerinde tuttukları sürece bayrak kazanmaya devam ediyorlar.Bir diğer ödül de ses.Uçak çizginin üzerinde durduğu sürece güzel bir müzik sesi duyuluyor.Bir süre sonra beyin şartlandığı için ister istemez müzik sesini duymak ve bayrakları görmek için beta dalgaları da ister istemez artıyor.Aynı ödül sistemini theta dalgalarını azaltmak için de uygulayabiliriz.Bu sefer aynı uçağımız belirlediğimiz eşiğin altında durduğu sürece ödül kazanılacak.Ne kadar çok çizginin altında kalırsa o kadar çok ödül bayrak kazanılacak ve ses duyulacak aynı zamanda da theta dalgalarını azaltmış olacaklar.Vücudumuz dışarıdan gelen uyarılara göre kendini yenileme,değişen şartlara daha iyi uyum sağlamak için farklılaşma, adapte olma yeteneğine sahiptir. Örneğin kış aylarında vücudumuz kilo tutma eğilimindedir.Bu kilo tutmadaki amaç ilkel insanlar açısından düşünürsek soğuk ve yemek bulma açısından zorlu bir döneme vücudu adapte etmek amacıyladır.Vücudun depoladığı bu kilolar yağ olarak tutulur.Bu yağ tabakası hem soğuğa karşı bir izolasyon aynı zamanda da aç kalınabilecek uzun ve zorlu kış şartlarında vücuda gerekli enerjiyi sağlayacak bir besin deposu görevi üstlenmektedir.Peki ama bu adaptasyon için sıcak seyreden havanın bir günlüğüne soğuması yeterli olabilir mi? Tabii ki hayır.Böyle bir adaptasyon mekanizmasının beyin tarafından anlaşılması için havaların en az 2-3 hafta soğuk seyretmesi gerekir.Ayağımızı sıkan bir ayakkabımız olduğunu düşünelim,eğer biz bu ayakkabıyı ayda 1-2 sefer giyersek ayağımızda herhangibir değişiklik oluşmaz ama haftada 2-3 kez giyersek vücudumuz buna yanıt olarak ayakkabının sıktığı yerdeki ayak derisini kalınlaştırıp sertleştirecek ve nasır oluşturacaktır. Şimdi de spor salonuna giden bir erkeği düşünelim.Eğer ayda 1-2 kez gidip ağırlık çalışıyorsa kaslarında hiçbir gelişme olmayacaktır ama haftada 2-3 kez ağırlık çalışıyorsa 2-3 ay içinde belirgin ölçülerde kasları gelişecektir.Burada dikkat etmemiz gereken nokta vücudun adaptasyon yanıtı için uyarının haftada 2-3 kez tekrarlanması gerektiğidir. .

Beyin hücreleri de benzer adaptasyon, uyum ve yenilenme yeteneğine sahiptirler.Trafik kazasında bir kolu kesilen bir insanın beyninde bu kesilen kolu temsil eden hücrelere ne olur sorusunu kendimize soralım.İlk birkaç gün boyunca hiçbir değişiklik olmayacak ama sürekli devam eden ben artık yokum uyarısı, beyinde, bu koldan sorumlu hücrelerin zamanla farklı görevler yüklenmelerine yol açacaktır.Şimdi de emziren bir anneyi düşünelim. Bebeği olmadığı döneme göre meme ucundan çok daha fazla uyarı beyne ulaşmaktadır.6 ay boyunca hergün defalarca annesinin memesini emen bir bebek beynin adaptasyon mekanizmalarını harekete geçirebilecek sıklıkta bir uyarıyı beyne iletmektedir. Böyle uzun süreli ve belli aralıklarla gelen bir uyarının sonucunda beyin elbette bir adaptasyon, uyum sürecine girecektir.Nitekim yapılan çalışmalar emziren annelerin, beynin algılama seviyesi olan korteks tabakasında meme bölgesini temsil eden hücrelerin kapladığı alanın emzirmedikleri döneme oranla çok daha genişlemiş olduğunu göstermiştir.Neurofeedback tedavisi de benzer şekilde beynin adaptasyon yeteneğini kullanmaktadır. Haftada 2-3 kez uygulanarak harekete geçirilen beynin adaptasyon yeteneği normalden farklı çalışan sinir hücrelerini tekrar normal fonksiyonunda çalışmaya adapte etmektedir.Nöronal ve psikiyatrik hastalıkların bir çoğu da aslında beynin sürekli tekrar eden olumsuz uyarılara bir yanıtıdır.Sürekli kronik stres altında çalışan Londra taksicileri üzerinde yapılan bir çalışma beyinlerindeki hafıza merkezi olan hipokampusta küçülme olduğunu göstermiştir.Bu taksicilerin hafıza merkezi sürekli gelen olumsuz uyarana olumsuz cevap vermiş ve küçülmüştür.Buradaki hücreler artık sağlıklı dönemdekinden daha az çalışmakta ve bu azalmış aktivite de beyin dalgalarının ölçüldüğü EEG yönteminde görülmektedir.Neurofeedback yöntemi ile bu bölge sağlıklı dönemdeki aktivasyonuna eş değerde beyin dalgaları yaratacak şekilde haftada 2-3 kez uyarılarak beynin adaptasyon ve yenileme yeteneğini harekete geçirebilir ve hücreler zamanla kendini yenileyip sağlıklı hücreler gibi çalışmayı öğrenebilirler.Benzer şekilde okul, ders stresi altındaki öğrencilerin başarısının da Neurofeedback tedavisi ile arttırıldığı, yapılan çalışmalarla kanıtlanmıştır.

Çok sevdiğimiz bir televizyon programına konsantre olmuş vaziyette izlerken, dışarıdan gelen araba seslerini duymamıza rağmen işitmeyiz.Peki nasıl oluyor da kulağımızdan giren bir ses beynimize ulaşmıyor? Yoksa beynimizde bir filtre mi var? Bu soruların cevabı evettir.Beynimiz kendisine gerekli olan uyarıları seçerek algılama seviyesi denilen korteks tabakasına ulaştırır.İstenmeyen uyarılar ise talamus adı verilen filtrede hapsedilerek algılama seviyesi olan korteks tabakasına ulaşması engellenir.Yukarıda bahsettiğimiz örnekte dışarıdan gelen araba sesleri talamus adını verdiğimiz filtrede hapsedilip algılama seviyesi olan korteks tabakasına ulaşamazken ,ilgiyle izlediğimiz televizyon programına ait görüntü ve sesler talamus filtresinden geçerek algılama seviyesi olan korteks tabakasına ulaşır.Algılama seviyesine yani korteks tabakasına ulaşan her uyaran bu tabakada yer alan hücrelerde bir aktivasyon yaratır.

Çocuğun zihinsel gelişimi için özel eğitimin yanında birçok faktörün gerekli ve yararlı olduğunu biliyoruz. Beslenme ve ebeveynlik tarzı da özel eğitimle birlikte gereklidir. Bunlara bilimsel bir yaklaşım olan neurofeedback’i de eklediğimiz zaman beyinde gerçekleşen birçok değişiklik özel eğitim uzmanlarının işini oldukça kolaylaştırıyor. Nedir neurofeedback? Neurofeedback, biofeedback disiplini çerçevesinde, beyin dalgalarının eğitilmesiyle uğraşır.

Neurofeedback, kişinin kendi beyin dalgalarını değiştirmesine yardımcı olan bir öğrenme stratejisidir. Kişiye, kendi beyin dalgalarının karakteriyle ilgili bilgi verilirse, o kişi beyin dalgalarını değiştirmeyi öğrenebilir ve bu değişiklikler kalıcı olacaktır. Biz, buna bir çeşit beyin egzersizi diyebiliriz. Biofeedback tedavisi yaklaşık 50 senedir Amerika’da uygulanmaktadır ve milyonlarca insan bu tedaviden çok büyük fayda görmüştür.

Böylece neurofeedback tedavisi özel eğitime oldukça etkili bir destek oluşturmaktadır. Ayrıca da özel eğitimde çocuğun ihtiyaçları daha detaylı olarak görülüp neurofeedback’le birlikte soruna odaklı ve özel ihtiyaca yönelik bir destek oluşturulabilir.

BEYNİN GÜCÜ HAKKINDA

Beynin Gücü İnsan Kaynakları Danışmanlık hakkında bilgi almak için tıklayın.

BEYNİN GÜCÜ İLETİŞİM BİLGİLERİ

Beynin Gücü İnsan Kaynakları Ltd. Şti.

Gazeteciler Mah. Sağlam Fikir sok. No:17/1
Esentepe / İSTANBUL

Tel: 0 212 213 76 42

info@beyningucu.com.tr