Bireysel

Sporcu Peak Performans

SPOR ve PEAK PERFORMANS:

 

Bir çok başarılı sporcu performanslarının yoğun çalışma temposu, kondisyon, hayal kurma ve zihinsel aktivitelerine bağlı olarak geliştiğini bilirler ama bazen bunlar yeterli değildir.

Yakın zamanda yapılan çalışmalar, nörolojik Peak Performansı tanımlıyorlar ve sporcuların oyun sırasında performanslarının doruk noktasını yakalamaları sağlanıyor.  Peak (Doruk) Performans yöntemi amatör ve profesyonel olimpiyat atletleri tarafından kullanılıyor ve “Beynin software”i olarak tanımlanıyor.  Bu yöntem kesinlikle doping değildir.

 

Sporcular, sanatçılar ve yöneticilerin ortak amacı performansının en iyisini ortaya koymak. Performans hem doğal yetilerimize hem de zihnimizin net, kararlı ve odaklanmış olmasına bağlı. Önemli olan bu performansı devamlı olarak sürdürebilmek.

Peak Performans zihnimizin başka bir işle meşgul olmasını engelleyip, tüm dikkatimizi yaptığımız işe odaklayabilmektir. Yani zihnin potansiyelinin en yüksek seviyesine ulaşması ve bu seviyeyi uzun süre sürdürebilmeyi içerir.

 

Peak performans objektif ve ölçülebilen bilimsel stratejiler ve araçlar kullanan bir yöntemdir. 

Bunların en önemlisi Neurofeedback ve Biofeedback yöntemleridir.  Neurofeedback, beynin öğrenme stratejisidir ve biofeedback ise bedenin öğrenme stratejisidir. 

Bu yöntemler ile sporcular, beyinlerinin en yüksek performans bölgesini bulmayı öğrenebilirler, vücutlarını daha randımanlı, heyecan ve strese daha dayanıklı olmasını sağlayabilirler.

Beynin ve bedenin kendi başına yaptıkları zaten yeteri kadar heyecan vericidir ama özel bir eğitim ile insanın beyin/beden potansiyelini çok daha ileriye götürmesi çok daha heyecan vericidir. Birçok başarılı sporcu, performanslarının yoğun çalışma temposu, kondisyon, hayal kurma ve zihinsel aktivitelerine bağlı olarak geliştiğini bilirler ama bazen bunlar yeterli değildir.

Araştırmalar, ön beyindeki  Anterior Cingulate Cortex ve Prefrontal bölgenin fonksiyonunu arttırırsak dikkatimizi çok daha iyi verebileceğimizi ve iki önemli beyin dalgası olan Alpha ve Halpha (yüksek Alpha) dalgalarının, onların “Zone” (beynin en yüksek performansı)’u yakalamalarında önemli olduğunu gösterdi. Bütün bu süreçlerin önemli bir kısmı bilinçaltımızla yönetilmektedir ve Neurofeedback “beynin yazılımı” nı geliştirme ve bireyin farkındalığını arttırarak bilinçaltı mekanizmamızı düzenleme olarak tanımlanıyor.

Alpha dalgasının etkileri özellikle golfçüler, okçular, basketbolcular ve atıcılar üzerinde görülmüştür.

Atletler için bir yarışmaya hazırlanırken, yoğun dikkat ve rahatlama arasında çok hassas bir denge olmalıdır. “Zone” (beynin en yüksek performansı) ‘u yakalamak ancak bu şekilde mümkün olur. Rahat olma ve odaklanma aynı anda olması gereken bir kombinasyondur.

Örneğin,

bir tenisçinin önemli bir rakibiyle karşı karşıya kaldığında her vuruşunu skora çevirememesi, bir basketbolcunun faul atışlarında başarısız olması, bir yüzücünün diğer kulvardakilerden etkilenmeden yüzememesi, ya da bir golf oyuncusunun konsantrasyonun bozulup ıskalaması beyninin her zaman en yüksek performansı yakalayamamasından kaynaklanmaktadır. Bu yöntemler bilimsel araştırmalara dayanmaktadır. 

Lubar (1997), alpha dalgalarını arttırarak dikkat, konsantrasyonun arttırıldığını, odaklanma problemlerinin azaltıldığını gösteren çalışmalara önderlik etmiştir.

Landers (1988), Arizona State Üniversitesinde, bu çalışmaları Okçular üzerinde yapmış ve sol hemisferde alpha dalgası çalışıldığı zaman hedefi şaşırmadıkları veya daha az şaşırdıkları tespit edilmiştir.

Benzer çalışmalar, Allman(1992) tarafından da rapor edilmiş ve alpha dalgasının etkileri golfçüler, okçular, basketbolcular ve atıcılar üzerinde görülmüştür.

Mann ve Sterman’a (1996) göre, beyin problem çözerken alpha dalgasının değişik fazları üzerinde yoğunlaşır.

Ray ve Cole’e (1985) göre alpha dalgası arttırıldığı zaman atletlerin mental manipulasyonlarının geliştiği görülmüştür.

Araştırmalar, Anterior Cingulate Cortex ve Prefrontal Lobun fonksiyonunu arttırırsak dikkatimizi  çok daha iyi verebileceğimizi gösterdi.

Sürekli mental egzersiz ile, beynin fonksiyonu daha iyi bir seviyeye ilerliyor, beynin metabolizması ve kanlanması o bölgede artıyor, sinir hücreleri arasındaki bağlantı kuvvetleniyor, ve hücrelerin birbiri ile bağlantısı büyüyor. Bu değişiklikler, kaslarımızı geliştirme egzersizlerinde gördüğümüz değişikliklere çok benzemektedir

 

UCLA’dan Dr. Sterman, pilotların alana inişlerinin simule edildiği bir çalışmada, pilotların beyin dalgalarını kaydettiğinde,  “Rölanti ritimlerin” beynin o anda kullanılan parçasında baskılandığını tespit etti. Beynin arka kısmında 11-15 Hz band hızından, “rölanti ritimlerinin” verilen işin zorluğu ne kadar artarsa o kadar azaldığını tespit etti. İş “en zor” olunca rölanti ritimlerin 8-12 Hz (alpha) den azaldığını gösterdi. Beynin ön bölgesinde de rölanti ritmin 5-7 Hz (theta) olduğunu tespit etti. Bu gözlemleriyle 6 en iyi pilotu tespit etti ve bunlar, sonra B2 bombardıman öğretmenleri seçildi. Dikkat artırmada bu theta ve alpha ritminin azaltılması başarılı olmayı sağlamaktadır.